a
b
c
d
Ermeni Kültür, Bilim ve Eğitim Geliştirme Fonu

UNESCO, siyasi mücadele alanı değil

93bbed21d74c724725c88e76cbc387f6

Geçtiğimiz günlerde Azerbaycan Kültür Bakanı tarafından yapılan açıklamadan, komşumuz olan ülkenin, tekrar hem kültürü, hem de ulusların birleştirilmesini hedefleyen bir kuruluş olan UNESCO’yu siyasileştirme ve çatışma sahasına dönüştürme çabalarında olduğunu öğrendik.

Azerbaycan’lı yetkililerin, sağlıksız rekabete girme çabaları, halkların kültürlerarası diyaloğuna destek vermemekle beraber, zatenmevcut olan bölge gerginliğini da da arttırıyor.

Ermeni halkı, kendine has bir zengin kültür yaratarak, komşu ülkelerin kültürlerinden de etkinleşerek kültürünü daha da geliştirmiş, kendisi de başkalarınınültürüne katkıda bulunmuş,  fakat hiçbir zaman bir başkasının kültürüne el koymaya kalkmamıştır. Fakat yüz yıldan da az bir tarihe sahip olan komşumuz, asırlardan gelen bir tarihi olan halkların geleneklerini, tarihini, kültürel miarını ve kazançlarını elde etmeye çalışıyor. Bu, uluslararası kuruluşlar nezdinde Azerbaycan’ın yürüttüğü politika ile attığı adımlar için de geçerlidir.

Bu, Ermenistan’ın, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne eklenmek için yaptığı başvuruların onayından sonra Azerbaycan’ın attığı ilk cevap adımı değil. Örneğin, biz lavaş ekmeği için başvurduk, onlar da lavaşın kendilerine ait olduğunu aniden “keşfederek” iki yıl sonra kendileri de başvuruda bulundu. Durum, “koçari” halk oyunu için başvurduğumuzda da tekrarlandı. Ve genel olarak onlar, her şeyde kendi “kökenleri ile kimliğini” arayarak tartışma yaratıyor.

Ermeni halkının, bu konuda kendi sağlam görüşleri, gerekçeleri ve tarihi kanıtları var. Fakat biz, komşu halklara ait değerler araçlığıyla kendini teyit etmeyi hedefleyen ve aslında ne yeni, ne de verimli olan bu süreç çerçevesinde tartışma ve kavgalara girme hevesinde değiliz. Şimdi ise Bakü hükümeti, geleneksel dolma yemeğini, UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesine ‘tüm Türk dünyasına” ait bir unsur olarak yazdırmaya çabalanırken aslında aynı davranışı sergiliyor.

Kendi kimliğine güvenemeyip başka uluslara ümit bağlayarak UNESCO’ya başvurmadan önce , bu geleneklerin asıl sahipleri ve hayatta tutanları olan diğer halkları unutmamak lazım. Hatırlanacağı üzere, “Türkler” kavramı, Kazak, Tatar, Kırgız, Türk, Türkmen, Özbek, Uygu ile birçok başka ulusları içermektedir. Dolmanın, tüm bu uluslarda yaygın olarak kullanılır olsa bile, aynı zamanda Arap, Balkan, Sılav ve nihayet Ermeni Kültüründe de bu geleneğin mevcut olduğu umutulmamalı.

En eski tarihe, benzersiz alfabeye, UNESCO listelerine dahil edilen ve binlerce yıllık tarihi olan Destana khaçkara ve düdüğe, ve genel olarak kocaaman bir kültürel mirasa sahip olan ve antik çağlardan beri en çeşitli yazılı kaynaklarda adı geçen ülkemiz ile halkımız, bir yemek çeşidi etrafında Azerbaycan’ın yarattığı tartışmaya dahil olamazlar.
Bugün adeta her şeyi siyasileştirerek kavga konusu yapan komşumuz, aslında  kültürün, medeniyet ve barış uğruna yaratılıp geliştirildiğini anlayamıyor. Barış ise, insanlığın sahip olduğu en önemli değer.

Hasmik Poğosyan

Ermenistan Cumhuriyeti Kültür Bakanı

 

Beklenen Etkinlikler

Չկան սպասվող իրադարձություններ այս պահին.